29 Ocak 2015 Perşembe

Yabancı Bahis Şirketlerinin Değişken Bahis Oranlarının İzlenerek İddaa'da Value Bet Bulunması

Merhaba,

Mantıken çok kolay anlaşılabilir bir yöndemden bahsedeceğim.

Bildiğiniz gibi yurtdışı bahis şirketlerinin (YBŞ) oranları maçla ilgili gelişmelere göre değişebiliyor. Örneğin, bir takımın yıldız oyuncusu maçtan önceki son antremanda sakatlandığında bahis şirketleri bu oranlarını değiştiriyor.

 İddaa'nın tek yaptığı (gözlemlerime göre) haftanın başında güvendikleri birkaç bahis şirketinin oranlarının ortalamalarını alıp, o ortalamalarda dağıtılan toplam ikramiyeyi (örneğin) %15 oranında azaltarak beklenen değerlerini arttırarak para kazanmak. İddaa'nın ne kadar kötü bir bahis sitesi olduğuna ve mutlaka mümkünse (yurtdışından takip eden arkadaşlar için mümkün tahminimce) uzak durulması gerekdiğine dair yazımı sebepleriyle beraber burada bulabilirsiniz.

Kısacası, İddaa şirketi matematiksel ve istatistiksel olarak fazla yetkin olmadığından kendi oranlarını kendileri hesaplayamıyorlar ve güvendikleri bahis şirketlerinin oranlarını kısarak kendi oranlarını belirliyorlar.

O yüzden son dakikalarda değişen yabancı bahis sitesi oranlarının dikkatli seçimi avantaj yaratabilir. 

O zaman yapılması gereken şey, Yabancı bahis şirketlerinde oranların düştüğü sonuçlar (bu, şirketin o olayın gerçekleşmesini eskisinden daha olası görmesi demek) için İddaa'da bahis yapmak olmalıdır.
Şöyle bir örnekle açıklayalım:

Arsenal - Bournemouth maçı
(Maç tarihi: 21 Mart Cumartesi): (Maçı örneklemek için tamamen hayal ürünü olarak yazdım, belirttiğim tarihte böyle bir maç yok.)

17 Mart Salı oranları:
YBŞ oranları: 1.3 2.4 6.0
İddaa oranları: 1.15 2.1 5.5

 Haftasonuna doğru Arsenal'in iki yıldız oyuncusunun antrenmanda sakatlandığını düşünelim. Buna göre yeni oranlar:

20 Mart Cuma oranları:
YBŞ oranları: 1.6 2.0 5.7
İddaa oranları: 1.15 2.1 5.5

Görüldüğü üzere İddaa oranları aynı kalırken, YBŞ oranları değişiyor. Böyle olunca bu maçta, ilk oranlara baktığımızda Arsenal'in galibiyeti daha iyi gözükürken, maç tarihine daha yakın zamanda verilen ikinci oranda beraberlik daha mantıklı hale geliyor.

Zorluklar 

Bu metodun uygulanmasındaki en temel zorluk, bu verilerin takip edilip yönetilebilmesi. Yani, bütün maçlar için bütün YBŞ oranlarını takip ederek, bahis avantajı yaratabilecek maçları bulmak bir hayli zorlaşıyor. Bunun için gerçek zamanlı iyi bir veri tabanı tutmak ve bir ikaz sistemi kurabilmek lazım. Bu metot tabii ki gözle de yapılabilir ancak verinin büyüklüğünden dolayı en iyi fırsatlar mutlaka kaçacaktır.

Sonuç 

Bu metodun, iyi bir uygulama katmanı ile çok iyi sonuçlar verebileceğini düşünüyorum. Bir deneyebilirsiniz veya deneyenler varsa burada yorumlarını bekliyorum. Bol kazançlar.

28 Ocak 2015 Çarşamba

?AD Hatası ile ilgili Açıklama

Merhaba,

Uzun zamandır bu siteden indirdiğiniz EXCEL dosyalarında "?AD" veya "AD?" şeklinde hatalar aldığınızı yazmışsınız.

Problem EXCEL yazılımının dil seçeneğinden kaynaklanıyor. İndirdiğiniz dosyalar İngilizce EXCEL ile hazırlandığından, hesaplamalarda kullanılan EXCEL fonksiyonlarının isimleri İngilizcedir.

Onları Türkçeye çevirmek gerekiyor. Maalesef bende Türkçe Excel yazılımı yok. Bir gönüllü bu dosyayı Türkçe'ye çevirip bana gönderebilirse birçok bahissevere iyilik etmiş olacak.


Şimdiden teşekkür ederim.

11 Haziran 2014 Çarşamba

Dünya Kupası Tahmin Sitesi

Bu adresi, takip etmenizi tavsiye ederim. Dünya Kupası tahminleri yapan harika bir programı var. Üzerinde biraz çalışarak, arayüzün nasıl kullanılması gerektiğini, ne anlamlara geldiğini bulabilirsiniz. Orada verilen yüzdeleri de "Value Bet" mantığında kullanabilirsiniz.

http://www.bloomberg.com/visual-data/world-cup/

Şansınız bol olsun.


11 Mayıs 2014 Pazar

Poisson Dağılımı ile Alt üst Excel Dosyası ile ilgili Sorunlar

Aşağıdaki videoda Excel Dosyasının kullanımını anlatan videoyu ve güncellenmiş dosyayı sunuyorum.

Açıklama Videosu


Bu video açılmazsa, download ediniz. Google Drive'dan inecektir, sonra  .SWF uzantılı dosya açabilen herhangi bir video oynatıcı ile veya internet tarayıcınızda izleyebilirsiniz.

Güncellenmiş Excel Dosyası

Bol kazançlar.



30 Ocak 2014 Perşembe

Iddaa Alt/Üst veya Karşılıklı Gol Var / Yok Oynamanın Bilimsel Yolu - Bölüm 2

Yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Adım 4. Takımların ortalamalarına göre gol sayılarının olasılıklarını hesaplama

Buraya kadar, takımların ev sahibi ve misafir oldukları maçlardaki gol ortalamalarını ve ligin gol ortalamalarını hesaplamıştık. Şimdi, Poisson dağılımına göre bu takımların gol atma olasılıklarını inceleyeceğiz.

Bu olasılıkları en kolay MS EXCEL'de Poisson.Dist fonksiyonunu kullanarak bulabiliriz. Bunun için EXCEL programını açıp,

=POISSON.DIST(x,mean,cumulative)

değerlerini doldurmamız gerekiyor. Burada,

29 Ocak 2014 Çarşamba

Iddaa Alt/Üst veya Karşılıklı Gol Var / Yok Oynamanın Bilimsel Yolu - Bölüm 1

Bu serimizde, İddaa'da alt/üst oynarken kullanabileceğimiz bir metottan bahsedeceğim.

Kısaca hatırlatalım. Daha önce, futbolda gol sayısının Poisson dağılımı ile dağıldığından burada bahsetmiştik. İlgilenenler, linkten poisson dağılımı ile ilgili daha fazla bilgi alabilirler, burada detaya girmeyeceğim ama kısaca şöyle bir örnek vereyim. Bugüne kadarki maçlarda, ortalama olarak 2.45 gol atmış bir takımın, herhangi bir maçta, herhangi bir rakibe karşı atabileceği gol sayılarının olasılığı aşağıdadır:


Gol Sayısı Olasılık
0 0.086
1 0.211
2 0.259
3 0.212
4 0.130
5 0.063
6 0.026

Buna göre ortalama 2.45 gol atmış olan bu takımın, sonraki maçta hiç gol atamama oranı %8.6, 4 gol atma oranı ise %13'tür.

7 Ocak 2014 Salı

Basketbol On/Off Split ile Oyuncuların Gerçek Performansını Ölçmek...

Kim iyi basketbolcudur? En fazla sayı atan, asist yapan... (mı?) En doğru cevap; tartışmasız, takımına katkı yapan olur zannederim. Takımın öne geçmesine, çok sayı atmasına veya az sayı yemesine yardım eden oyuncu.

Bildiğiniz gibi, haftanın veya sezonun iyilerini belirlemek için Euroleague'de Performance Index Rating(PIR) ve NBA'de Player Efficiency Rating (PER) gibi hesaplamalar kullanılıyor. Ancak bu reytinglerdeki iki büyük sorun birçok otorite tarafından kabul ediliyor:

3 Ocak 2014 Cuma

İddaa'da Beklenen Değerinizi Arttırmak için Matematiksel bir Yöntem: Gol Üstünlüğü Reytingi

Daha önce bahsettiğim Beklenen Değer (EV)'inizi yükseltmek için son derece kolay bir yöntemden bahsetmek istiyorum: Gol Üstünlüğü Reytingi.

Gol Üstünlüğü Reytingi, maç yapan iki takımın daha önceki 5-6 maç skorunun işlenmesi ile elde edilen bir yöntemdir. Hesaplaması çok basit bir reyting olmasından dolayı kolaylıkla kullanılabilir. İsteyenler için, bu kolay yöntemi zahmetsizce uygulayabileceğiniz bir Excel dosyasını yazının sonuna ekledim. Bir örnekle açıklayalım:


27 Aralık 2013 Cuma

İddaa'nın Yabancı Spor Bahis Şirketlerine Göre Dezavantajları - II

Bu seride İddaa'nın diğer spor bahis şirketlerine göre dezavantajlarından bahsediyoruz. Serinin önceki yazısında, İddaa oranlarının düşüklüğünü ve bunun cüzdanımıza etkisini değerlendirmiştik.

Şimdi; İddaa'nın, en az onun kadar önemli (belki kat be kat daha önemli) bir başka dezavantajından bahsetmek istiyorum. İngilizcede, Multiple Bet olarak bilinen, çoklu bahis oynama zorunluluğu. Buna göre; sadece bir maç için bahis oynanamıyor, en az 3 maçı barındıran kupon yapılması gerekiyor. Öyle olunca da zor kazanılmış paralara veda ediliyor.

İddaa'nın Yabancı Spor Bahis Şirketlerine Göre Dezavantajları - I

"Spor bahsi tahminleri matematik kullanılarak nasıl yapılır, kazanma şansı nasıl arttırılır?" üzerine yazılar yazmaya başlamadan önce, bazı temel kavramlar üzerinde durmanın çok faydalı olduğu görüşündeyim, böylece metodların üzerinde yükseleceği temeli inşa etme fırsatı bulacağız.

 Bu yazı serisinde İddaa'nın dezavantajlarından bahsedeceğim.

İddaa'yı, dünyada faaliyet gösteren diğer spor bahis şirketleri ile karşılaştırdığımızda, iki tane çok büyük dezavantaj gözümüze çarpar.

  • Diğer sitelere göre düşük oranlar,
  • Çoğunlukla en az üç maç oynama zorunluluğu.

Düşük Oranlar

Uzun süredir İddaa oynayan okuyucular mutlaka fark etmiştir; veya tanıdıkları bahsetmiştir, İddaa'da oranlar diğer bahis şirketlerine göre daha düşüktür. 

23 Aralık 2013 Pazartesi

İddaa Hakkında Lüzumlu Açıklama


  1. Spor bahislerinde kazanmak çok zordur, çünkü poker veya blackjack gibi oyunların aksine riski kontrol etme gücü sizde değil, oynayan takımlarda ve sporculardadır. Ayrıca belirsizlik yönetimi (risk yönetimi) bahis şirketleri tarafından ustalıkla yapılmaktadır. Kendi adıma sadece haftasonu spor karşılaşmalarını daha da keyifli kılacak bir şey olabilir, ancak para kazanmanın çok zor olduğunu ve kesinlikle büyük miktarlarda paralarla oynanmaması (minimum kuponla oynamak en uygunu) gerektiğini düşünenlerdenim.
  2. Özellikle ülkemizde faaliyet gösteren İddaa şirketinin (belki tekel olmanın verdiği güvenle) bahis oranlarının çok düşük olması ve en az üç maç oynama zorunluluğu kazanma şansını çok düşürmektedir. Ancak, yurtdışı bahis sitelerinin de yasal olmadığını zannediyorum. Emin değilim, çünkü ilgilenmiyorum.
  3. İddaa ile ilgili yazılar yazmaya başlamamın sebebi, hem analiz konusunda bilgime güvenelerden isteklerin gelmesi, hem de hiç çalışmadığım bir konuda çalışmanın tatlı merakıdır. Ayrıca, İddaa bahisçilerinin zor kazandıkları paralarla; daha doğru tercihler yapmalarına destek olabilecek bilgileri, matematiksel hususları da paylaşarak bir çok insana yardımcı olmak isterim. Bilgi paylaştıkça çoğalır sözüne inanırım. Birçok okuyucunun konuyla ilgili hevesi de veri analizini teşvik amacımla örtüşmektedir.
  4. İddaa kuponları hazırlamayı şu an için düşünmüyorum, ancak model geliştirir, bunların işe yarayabileceğine inanırsam; yukarıda yazan temel prensipler doğrultusunda bu tür paylaşımları yapabilirim, başarısına göre de devam edebilir veya durdurabilirim. Yine de balık vermekten çok, balık tutayı öğretmeyi sevenlerdenim.   
  5. Bu blogdan hiçbir maddi çıkarım yoktur, hiçbir para kazanmamaktayım. Blog yazılarımı yazarken sadece iki şeyi gözönünde bulunduruyorum:
    • Veri analizi, benim için dünyadaki en keyifli hobilerden birisi, bu tür analizler yapmak beni rahatlatıyor ve heyecan veriyor. Ayrıca, çok sevdiğim bir alanda araştırma fırsatı vererek, daha çok öğrenmemi teşvik ediyor.
    • Ülkemizde sadece spor alanında değil, her alanda (devlet kurumları, şirketler, organizasyonlar, bireyler) veri kullanımını ve veri analizini teşvik etmek ve kullanım yollarını göstermek amacındayım. Bu sayfaların, sporda kullanımdan hareketle; veri analizinin, başka uygulama alanlarında da uygulanabilmesi için bir örnek teşkil etmesini istiyorum. Ayrıca, ülkemizde spor analizinin çok kısıtlı seviyelerde yapılması gerçeğiyle, benzer şekilde analizin örnek çalışmalarının kısıtlı olduğu alanlarda yeni çalışmaları cesaretlendirme amacı da güdüyorum.

Selamlar. Sevgiler.

İddaada Başarılı Olmak İçin Temel Bilgiler (İddaa oynuyorsanız okumadan, tamamını anlamadan geçmeyin derim...)

"Bu sitede İddaa" ile ilgili açıklamam burada

İddaa bir olasılıklar, bir istatistik oyunu. Bu oyunu oynarken de olasılık teorisinin en önemli tanımını mutlaka bilmek gerek diye düşünüyorum. Bu tanım, Beklenen Değer (Expected Value - EV). Olasılık teorisinde beklenen değer, bir rasgele değişkenin (bizim için maç sonuçlarının), aynı işlem sonsuz kere tekrarlandığında ve tüm sonuçların ortalaması alındığında bulunması "beklenen" değerdir. Biraz karışık oldu, isterseniz bir örnekle anlatayım.

Deneyimiz 100 kere yazı tura atmak olsun. 100 kere yazı tura attığınızda, kaç kere tura gelir sorusuna 50 deriz. Çünkü 50 kere yazı, 50 kere tura gelmesini bekleriz ki bu en makul cevaptır. Ama bu deneyi sadece bir kere yaparsanız, belki 50 tane tura gelir, belki 45, belki de 70. Fakat bu deneyi 1000 kere yaparsanız, yani 1000 kere 100 tane yazı tura atarsanız, tüm bu deneylerin tura sayılarının ortalaması 50'ye çok yaklaşacaktır. Olasılık teoremine göre Beklenen değer budur.

22 Aralık 2013 Pazar

İddaa matematiksel olarak nasıl analiz edilir, artık burada...

Artık burada İddaa'yı göz ardı edemezdim. Gelen yoğun istek üzerine İddaa'da bahis oynamanın matematiğinden bahsedeceğim. İlk olarak nispeten daha kolay bir analiz olduğundan Alt/Üst oynamayı değerlendireceğim.

Sevgiler.

19 Aralık 2013 Perşembe

Plus/Minus (+/-) İstatistiği

Bugün, basketbolda oyuncuların takıma etkisini anlamanın güzel yollarından birinden bahsetmek istiyorum.

Biliyorsunuz, bir oyuncunun attığı sayı, aldığı ribaunt, yaptığı asist veya top kaybı gibi istatistikler boxscorelarda sıklıkla görülebiliyor; fakat, bu istatistikler oyuncunun diğer takım arkadaşları ile sinerjisini, savunma yapıp yapmadığını, takımına momentum kazandırıp kazandırmadığını göstermiyor. Sadece o oyuncunun bireysel performansı ile ilgili ve basketbolunun sadece bir bölümü hakkında bilgi veriyor.

Yani bir basketbolcu, savunmada doğru yerde durarak rakibini zor şut atmaya zorluyorsa, veya hücumda topu hızlı dolaştırarak takımına yardımcı oluyorsa, bu tür özellikleri istatistiklerde doğrudan yer almayabiliyor. Ancak +/- istatistiği ile oyuncunun takıma katkısını gözlemlemek ve o gün içerisinde takımını ileriye mi geriye mi götürdüğü hakkında fikir sahibi olabilmek mümkün. İnceleyelim...  

Nedir bu +/- istatistiği?

En kısa tanımı ile, bir oyuncunun kendi takımının skoru ile rakip takımın skorunun farkına yaptığı etkiyi ölçen bir spor istatistiğidir. Oyuncunun; oyundayken bu farkı, takımı yönünde ne kadar ve ne yönde değiştirdiğini gösterir. Örneğin, bir basketbolcu maça sadece son iki dakikada girsin ve skor, takımının aleyhine 60-65 olsun. Oyuncu, maç bitimine kadar oyunda kalsın ve takımı, maçı 66 - 65 kazansın. Bu durumda, oyuncu oyundayken, takımı 6 sayı atmış ve 0 sayı yemiş. Buna göre o oyuncunun +/- istatistiği +6'dır. 

Aslen bir buz hokeyi oyuncu performans ölçümü olarak ortaya çıkan +/- istatistiği, özellikle defans ve forvet oyuncularının performanslarını ortaya çıkarmadaki yeterliliğinden dolayı basketbola da uyarlanmıştır. Uyarlanmıştır diyorum çünkü tüm sezon hesaplamasında çeşitli değişiklikler yapılmıştır (ayrıntılar için burası ve burası). 

İki Tür +/- İstatistiği

+/- istatistiği maç başına ve tüm sezon için toplam olmak üzere iki şekilde hesaplanabilir. Hatta, tüm sezona ait +/- istatistiği çok daha anlamlı sonuçlar vermektedir. Çünkü istatistik, tüm takımın performansına göre değiştiğinden ve oyuncular her maç farklı süreler aldıklarından, maç başına yapılan türü oldukça önyargılı (biased) olabilir. Bununla anlatmak istediğim, takımın kaybettiği maçta, +/- istatistiklerinin negatif, kazandığı maçlarda ise pozitif çıkması daha olasıdır. Bir başka sorun da kısa süre oyunda kalan oyuncuların bu performansının yanıltıcı olabilmesidir. 

Bu sebeple çeşitli regresyon analizleri yapılarak sezonluk +/- istatistiklerine ulaşılabilmektedir. 

Aşağıda Jamon Gordon'un 2013 - 2014 sezonunda Euroleague'de maçlardaki  Perdormance index ve +/- değerleri görülüyor. 


# Game MIN PTS PIR +/-
1 vs EA Milano 33 16 26 29
2 at Strasbourg 31 12 7 14
3 at Brose Baskets 31 14 13 -1
4 vs Zalgiris 30 2 1 14
5 at Real Madrid 28 6 12 -16
6 at EA Milano 27 12 14 -12
7 vs Strasbourg 24 18 26 34
8 vs Brose Baskets 30 8 15 -15
9 at Zalgiris 34 7 6 4
Dikkat edilmesi gereken bir önemli nokta da Performance Index ve +/- istatistiklerinin birbirleri ile çok ilişkili olmaması; bir başka deyişle, birisi artarken öbürünün artmaması veya tam tersi bir gözlemin olmaması. Bu önemli bir tespit olabilir, detaylı analiz konusu haline gelebilir.

Değerleri grafiğe yansıttığımızda;



Anadolu Efes'in +/- değeri, maçın sonundaki farka eşittir. Görüldüğü gibi Jamon Gordon'un grafiği, genel olarak takımdan yukarıda bu da takımdan daha iyi bir performans sergilediğine dair bir gösterge olabilir, veya başka bir deyişle o oyundayken maçtaki skor Anadolu Efes lehine değişmiş.

Bir başka örnek de Fenerbahçe Ülker'den olsun.



Görüldüğü gibi Kleiza'nın performansı Gordon'unki gibi etkili değil, genellikle takımın gerisinde kalmış. Özellikle son kaybedilen Partizan maçında onun olduğu sürelerde takım rakibinden 20 sayı daha fazla yemiş. Kazanılan Barcelona maçı dışında takıma ekstra bir katkı vermediği gibi, çoğunlukla da o sahadayken rakip takım ya Fenerbahçe'ye yetişmiş, ya da aradaki farkı açmış.

Sonuç 

+/- istatistiği oyuncuların attıkları sayı, şut yüzdesi, blok, top çalma vb. gibi istatistiklerine göre savunma etkinliği, set oynama becerisi, takıma momentum kazandırma gibi kolay ölçülemeyen özellikleri de içine alması bakımından faydalı olabilir. 

Sevgiler.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Galatasaray Liv Hospital - Fenerbahçe Ülker

Maçın en önemli noktası tempo...

Yüksek tempoda oynan maçları Fenerbahçe kaybetmiş, Galatasaray kazanmış. Düşük tempoda ise tam tersi olmuş.

Fenerbahçe'nin Vidmar'ı dışarıda bırakmasının sebebi, daha fazla kısa oyuncu ile tempoyu belirlemek olabilir.

Güzel bir maç olacak...

5 Kasım 2013 Salı

Euroleague'de Final Four'a giden yol

Fenerbahçe Ülker, efsane koç Zeljko Obradovic'in takımın başına getirilmesinden sonra inanılmaz bir ivme yakaladı. Oynadığı 11 resmi maçı da kazanan takım, geleceğe dair umut veriyor.




Euroleague'deki iki önemli rakibi Barcelona ve CSKA'yı yenen takımımız; aynı takımlarla deplasmanda da oynayacak olmasına rağmen hem Barcelona'nın evinde kaybetmesi hem de CSKA'ya 26 sayı fark atılması sebepleriyle grubunda liderliğe yakın görünüyor.

Aşağıdaki tabloda, halen devam eden ilk grupta 6 takımın mücadele ettiği Euroleague formatının başladığı 2007 yılından bu yana; takımların ilk gruplarını bitirme sıralarına göre Final Four oynama olasılıkları görülüyor.

<![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]> <![if !supportMisalignedRows]> <![endif]>
Final Four'a kalanTakımların İlk Grup Derecelerine göre Dağılımı
Sezon\Derece
1
2
3
4
2007-2008
1
2
1
0
2008-2009
2
1
1
0
2009-2010
3
1
0
0
2010-2011
3
1
0
0
2011-2012
2
2
0
0
2012-2013
2
2
0
0
Toplam
13
9
2
0
Grubunu İlgili Derece ile Bitiren Takım Sayısı
24
24
24
24
Olasılık
54.17%
37.50%
8.33%
0.00%


Buna göre, ilk grubu birinci olarak bitiren takımların %54'ü Final Four oynamış. İkinci olarak bitiren takımların %38'i, üçüncü olanların ise sadece %8'i Final Four oynayabilmiş. Dördüncü takımlar bugüne kadar Final Four oynayamamış.

Ayrıca, Final Four oynayan takımların, birinci gruplarda yukarıdaki derecelere sahip olma oranları da aynı şekilde gerçekleşmiş. Bu, aynı gerçeği farklı şekilde söylemekten başka birşey değil.

Her ne kadar istatistiksel bir test yapabilecek kadar çok sayıda gözlemimiz olmasa da, aradaki farkların büyüklüğü, bu değerlerin istatistiksel olarak anlamlı olabileceğine işaret ediyor. En önemlisi, sağduyu da bu sonucu fazlasıyla destekliyor.

Bu değerler üzerinde yapılacak (çok da Robust olmayan :) ) bir %95 güven aralıklı bir ANOVA testi, p-değerini 1.77E-06 olarak gösteriyor ki benim için oldukça geçerli bir sonuç oluyor.

Kısaca söylemek gerekirse, Fenerbahçe Ülker'in veya herhangi başka bir takımımızın Final Four'a giden yolda yapacağı en önemli hamle, grubu birinci bitirmek olacaktır. Zaten ondan sonra Euroleague formatı gereği işler kolaylaşacaktır.

Önümüzdeki günlerde, sonraki grup için de bir analiz gelecek.

Sevgiler.

17 Ekim 2013 Perşembe

Ersun Yanal ile İner Misin Çıkar Mısın?


Ersun Yanal, Konya Torkuspor maçındaki kazadan sonra;  takımı yavaş yavaş tanımaya başlamış gibi... Daha önce Fenerbahçe için burada önerdiğimiz hızlı, bol atak oyunculu felsefeyi uygulaması ile uzun zamandır rastlayamadığımız bir seyir zevki geldi maçlara. Yine de, bu kadar pozitif bir futbola göre kafalarımızda birkaç soru işareti var.

Ersun Yanal, Fenerbahçe'de göreve geldiğinde; herkes, Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörünün yönettiği takımlarda sert düşüşlerin yaşandığında hem fikirdi. Takım gümbür gümbür gidiyor, daha sonra tekerine çomak sokulmuş araba gibi pat diye duruyordu. Bu da lig başı beklentileri ile lig sonu gerçekleri arasında bir uçurum oluşmasına sebep oluyor.

Bu yazıda, bu durumu analiz etmek istedik. Aşağıdaki grafik, Ersun Yanal'ın yönettiği takımların liglerdeki performanslarını gösteriyor ve arka arkaya aldığı galibiyet ve mağlubiyet serileri ile ilgili bilgi veriyor.

Öncelikle her sezon aynı sayıda maçın değerlendirilmeye alınmadığını belirterek başlayalım.  Ayrıca, maç sonuçlarını aldığım sitede hazırlık maçları, Avrupa kupaları gibi maçlar da olduğundan bazı sezonlar 1. sıradan başlamayabilir, veya 34'ten fazla maç sayısı olabilir. Grafiklerin okunması ile ilgili bir sorun olursa lütfen yorum bırakın, elimden geldiğince açıklama yaparım.

Grafikte, x-ekseni o yıl içerisinde Ersun Yanal'ın takımının başında olduğu maç sırasını, y-ekseni ise her maçta aldığı puana göre oluşturulmuş yumuşatılmış trendi (ilgilenenler için bir tür moving average) gösteriyor. Yani, değerler bir anda düşmüyor, daha önceki birkaç maçtaki sonuçları da göz önünde bulundurarak değişiyor. Böylece büyük inişleri, arka arkaya alınan kötü sonuçları veya iyi sonuçları gözlemlemek daha kolay oluyor.

2001-2002 ve 2002-2003 yıllarında Ankaragücü ve Gençlerbirliği'ni çalıştırırken lig sonunda çok büyük düşüşler görülüyor. Vestel Manisaspor'daki yılları ise çoğunlukla düşüş olarak gerçekleşmiş.

2007-2008 ve 2008-2009 yıllarında Trabzon'daki iniş ve çıkışları görüyoruz ancak çok sert oldukları söylenemez. Belki 2007-2008 yılının sonu için güzel bir yükseliş trendi diyebiliriz.

Eskişehirspor'la ilk sezonda ise sadece 13.  (grafikte, gerçek sezonda değil) haftada sıkıntı yaşanıyor, daha sonra takım toparlanıyor.

Yani Ersun Yanal'ın son 4 sezonunda kendisini ünlü eden büyük çıkışlar ve büyük düşüşler çok yaşanmamış. Bir de Fenerbahçe'nin çok kaliteli takım kadrosu göz önüne alınırsa, bu sezon böyle bir sıkıntı yaşanmayacağını tahmin ediyorum.

Tabii ki burada çok fazla etken var. Teknik, taktik, fiziksel ve psikolojik. Zaman ne getirir bilinmez ancak korkulan olmayacak zannederim.



Bu grafikte, oynana tüm  maçların sonuçlarını da ekledim. Böylece gerçek sonuçlar, ilk grafiğimizle uyumlu mu görebiliriz. Arka arkaya kırmızılar çok kötü, arka arkaya yeşiller çok iyi anlamına geliyor.


 Bu da ilk grafiğin, ev ve deplasman skorlarına göre ayrıştırılmış şekli. Deplasmanda alınan skorlar daha fazla değişkenlik gösterdiğinden, deplasmanda daha fazla hareketliliğin olması son derece normal. Ancak garip bir şekilde, büyük düşüşler olduğunda takım hem deplasmanda hem de evinde sürekli kaybetmiş.

2007-2008 sezonunda deplasmandaki büyük düşüşün evde görülmemesi ise Ersun Yanal için güzel.

Sonuç 


Yukarıda da belirttiğim gibi, sezon içinde çok can yakan Ersun Yanal düşüşleri; bu sene Fenerbahçe'yi çok etkilemeyecek gibi gözüküyor. Çünkü, yukarıdaki veriye göre Ersun Hoca, bu düşüşlerin çözümünü bulmayı başarmış gibi...

Herkese sevgiler.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Torku Konyaspor - Fenerbahçe

Maç böyle verilir, maç böyle alınır.

Ersun Yanal'a ne kadar büyük bir yuh varsa, Uğur Tütüneker'e de o kadar büyük bir alkış.

İkinci yarı Fenerbahçe sahada mıydı? Biz, taraftarlar göremedik de...

Tebrikler Konyaspor...

Fenerbahçe'de yine bir sıkıntı var. Rıdvan, Oğuz dönemlerinin başlangıçları gibi başladık. İyi ki Arsenal'de sakatlık problemleri var. Yoksa motorun eski model Anadol gibi tırt tırt tırt diye birden bire durduğu bu takım hezimet bir skor yaşayabilir.

Sezon içinde beklediğimiz düşüşü, maç içinde gördük.

Konyaspor'da değişiklikler müthişi, Fenerbahçe'de berbat. Ersun Yanal cepteki kredisinden yemeye başladı. Uzun süre kalacağını da düşünmüyorum. Umarım yanılırım.


9 Ağustos 2013 Cuma

Şikeci UEFA...


UEFA kendisine şike davası açmalı...


Fenerbahçe'nin UEFA ile süregelen davası herkesin malumu. Fenerbahçe'nin, UEFA Şampiyonlar Ligi'nden elenmesinin de UEFA'yı sürecin karmaşıklaşmaması konusunda ne kadar rahatlatacağı belli. Fenerbahçe'nin olası rakiplerine bakıyorsunuz, en zorlu kura Arsenal...

Belki de UEFA'nın kura çekimlerinin önceden ayarlanmış olduğu konusunda kafa yormuş okuyucular mutlaka düşünmüştür, "Bize bu şartlarda kesin Arsenal çıkar" diye.

Her ne kadar bu, Rosswell kazası, Mısır Tarlaları İşaretleri veya Hitler'in Arjantin'e kaçtığı gibi komplo teorilerine benzese de; UEFA'nın Şampiyonlar Ligi Grup sonrası maçları kura çekimlerinin şaibeli olduğuna inananlardanım. Çok uzun zamandır - Real Madrid - Barcelona'nın finalden önce karşılaşmaması gibi -  ŞL maçlarının marka değerinin artması adına en fazla fayda sağlayacak veya en büyük reklam ve bahis gelirlerini yaratacak kuraları görmekteyiz.

Popüler Yayınlar